“Çerçeve Yasa” Tartışmalarına Sert Tepki: “Hayırlısı HAYIR’dır!”
“Çerçeve Yasa” tartışmalarına yönelik sert eleştiriler gündemde. Sürecin şehitler, gaziler ve terörden zarar gören vatandaşların hassasiyetleri gözetilmeden yürütülemeyeceği vurgulanırken, gerçek barışın hukuk, demokrasi ve toplumsal birlik temelinde kurulması gerektiği savunuldu. Çerçeve Yasa’ya karşı çıkılarak, “Hayırlısı HAYIR’dır” mesajı verildi.
Yeni Parti Adapazarı ilçe başkanı
Sabri Anıl Özkan'dan sert tepki
Türkiye’nin gündeminde tartışılmaya devam eden “Çerçeve Yasa” sürecine yönelik tepkiler sürüyor. Sürecin terörle mücadele, şehit aileleri, gaziler ve toplumsal barış açısından ciddi soru işaretleri taşıdığı savunulurken, AK Parti ve MHP’nin izlediği politikaların samimiyeti de eleştiriliyor.
Yapılan değerlendirmede, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülecek herhangi bir sürecin gerçek anlamda toplumsal barışı sağlayamayacağı görüşü dile getirildi.
“On binlerce insanımızın hayatını kaybettiği terörün sorumlularından biri olarak gördüğümüz Abdullah Öcalan üzerinden özgürlük tartışması yürütülmesi, bu ülkenin vicdanında karşılık bulamaz. Gerçek barış, şehitlerimizin hatırasını inciterek kurulamaz.”
“Gazilerin ve Şehit Yakınlarının Sesi Duyulmalı”
Açıklamada, geçmişte Güvenpark’ta haklarını arayan gaziler ve şehit yakınlarının yaşadıkları hatırlatılarak, barış söyleminin öncelikle toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiği vurgulandı.
Roboski’de yaşamını yitiren vatandaşlar da hatırlatılarak, geçmişte yaşanan acıların görmezden gelinemeyeceği belirtildi.
Barışın hiçbir siyasi partinin ya da siyasi ittifakın tekelinde olmadığı ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Barış kimsenin tekelinde değildir. Kürt vatandaşlarımızın haklarını savunmak ile terör örgütleri veya onların yöneticileri üzerinden siyaset üretmek birbirinden ayrılmalıdır. Bu ülkenin Türk’ü de Kürt’ü de aynı acılardan yoruldu.”
“Kayyumlar ve Tutuklamalar Varken Barış Söylemi Ne Kadar Samimi?”
AK Parti ve MHP’ye yönelik eleştirilerin bir diğer başlığını ise kayyum uygulamaları ve siyasi nitelikli olduğu ileri sürülen tutuklamalar oluşturdu.
Bir taraftan toplumsal barış ve kardeşlik mesajları verilirken diğer taraftan seçilmişler üzerinden yürütülen uygulamaların tartışılmasının bir çelişki oluşturduğu savunuldu.
“Kayyumların gölgesinde, antidemokratik olduğunu düşündüğümüz tutuklamalar ve seçilmişlere yönelik uygulamalar devam ederken barıştan söz etmek ne kadar samimidir? Barış sadece sözcüklerle değil, hukuk ve demokrasiyle mümkündür.”
“Kürt Halkının Acıları Siyasi Hesaplara Malzeme Edilmemeli”
Siirt, Hakkâri ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde geçmişten bugüne yaşanan terör olaylarının ve vatandaşların kayıplarının unutulmaması gerektiği belirtilirken, Kürt vatandaşların yaşadığı acıların da hiçbir siyasi hesabın malzemesi yapılmaması gerektiğinin altı çizildi.
Türkiye’nin ihtiyacının yeni ayrışmalar değil; hukuk, demokrasi, adalet ve toplumsal birlik temelinde kurulacak gerçek bir barış olduğu ifade edildi.
“Şehitlerimizin Hatırasını Yok Sayarak Barış Kurulamaz”
Açıklamanın sonunda “Çerçeve Yasa” olarak kamuoyunda tartışılan düzenlemeye açık şekilde karşı çıkıldı:
“Biz barışı herkesten çok isteriz. Ancak barışın yolu terörün gölgesinden geçemez. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve terörden zarar gören bütün vatandaşlarımızın vicdanını yok sayan bir süreci kabul etmiyoruz.
Çerçeve Yasa kurgusunu desteklemiyorum.
Terörsüz, demokratik ve gerçek anlamda kardeşçe yaşayacağımız bir Türkiye istiyoruz.
Bu nedenle sözümüz açık ve nettir:
Hayırlısı HAYIR’dır!”