Işılay Kızılgöz

isilay@kizilgozhaber.com

20.07.2026 tarihinde yayınlandı.

Bugün takvim yaprakları 20 Temmuz'u gösterirken, milletimizin hafızasına kazınan en önemli dönüm noktalarından biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı'nı da es geçmek istemedim. Çünkü bazı tarihler sadece bir günün adı değildir; cesaretin, fedakârlığın, kardeşliğin ve barış uğruna verilen mücadelenin simgesidir.

20 Temmuz 1974... Türk milletinin tarih sahnesine bir kez daha "Mazlumun yanında olmak bizim karakterimizdir." diyerek çıktığı gündür. O gün atılan adım, sadece askerî bir operasyon değil; yıllardır baskıya, şiddete ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Kıbrıs Türkü'nün yaşam hakkını korumak adına alınmış tarihî bir karardı.

Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı. Amaç işgal etmek değildi; amaç akan kanı durdurmak, sivilleri korumak ve adaya yeniden huzur getirmekti. Bu yüzden tarihe "Barış Harekâtı" olarak geçti.

Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki o gün canlarını hiçe sayan Mehmetçiklerimiz, yalnızca Kıbrıs Türkü'nü değil; insanlığın ortak vicdanını da korumuştur. Nice şehitler verdik, nice gazilerimiz ömür boyu taşıyacakları gurur ve hatıralarla aramıza döndü. Onların fedakârlığı sayesinde bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti özgürce varlığını sürdürebilmektedir.

Tarih, siyasi tartışmaların değil; gerçeklerin ışığında okunmalıdır. Geçmişimizi unutursak geleceğimizi sağlam temeller üzerine kuramayız. Bu nedenle çocuklarımıza ve gençlerimize Kıbrıs Barış Harekâtı'nı önyargılarla değil, tarihî gerçeklerle anlatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bugün bir kez daha aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.

Çünkü bazı zaferler fethetmek için değil, yaşatmak içindir. Kıbrıs Barış Harekâtı da bunun en anlamlı örneklerinden biridir.

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.