Senem Yıldırım

17.08.2026 tarihinde yayınlandı.

Bazı hikâyeler bir salonda, bir sahnede ya da bir tiyatro perdesinin arkasında başlamaz. Bazı hikâyelerin temeli, daha çocuk yaşta bir evin küçük bir odasında atılır.

Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu’nun hikâyesi de böyle başladı.

2023 yılının Eylül ayında kurulan topluluğumuzun amacı yalnızca tiyatro yapmak değildir. Amacımız; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük fedakârlıklar gösteren, cephede savaşan, cephe gerisinde evladını, eşini, yuvasını ve gerektiğinde canını vatan uğruna feda eden kadınlarımızın hayatlarını araştırmak, onların mücadelelerini tiyatro aracılığıyla yeniden yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Çünkü biz inanıyoruz ki bir milletin tarihini bilmeden geleceğini sağlam kurması mümkün değildir.

Her şey üç fotoğrafla başladı

Ben, Senem Yıldırım, 1962 yılında Sivas’ın İmranlı ilçesine bağlı Çandır köyünde dünyaya geldim.

Rahmetli annem Fatma Yıldırım ve rahmetli babam Cafer Yıldırım’ın evimizin duvarına astıkları üç fotoğraf bugün hâlâ hafızamın en derin yerindedir.

O fotoğraflar Hz. Ali, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türk bayrağıydı.

Annem ve babam bize her sabah o üç fotoğrafı öptürürdü. Boyumuz yetişmediğinde ise minicik ayaklarımızla sandalyeye çıkar, o fotoğraflara uzanırdık.

Belki o gün bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorduk.

Ama bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok iyi anlıyorum:

Tarih, o gün bizim minicik yüreklerimize işlenmişti.

Vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Atatürk sevgisi ve geçmişimize duyduğumuz saygı daha çocuk yaşta bize öğretilmişti.

Yıllar geçtikçe Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi zor şartlarda kurulduğunu daha iyi öğrendim. Kitaplar okudum, araştırmalar yaptım. Cumhuriyet uğruna mücadele eden kadınlarımızın hayatlarına girdikçe onların yaşadığı acıları, fedakârlıkları ve cesareti daha yakından hissettim.

Ve bir gün şunu düşündüm:

Bu kadınların hayatları yalnızca kitaplarda kalmamalıydı.

Onları sahneye taşımalı, yeniden yaşatmalı ve özellikle gençlerimize anlatmalıydık.

Kitaplardan sahneye uzanan yol

Kahraman Türk kadınlarının hayatlarını araştırdıkça her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu gördüm. Kimi cephede silah taşıdı, kimi yaralı askerlerin başında bekledi, kimi çocuğunu vatan uğruna geride bıraktı.

Her hayatı okurken gözümde başka bir oyuncu canlandı.

Senaryolarımı yazmaya başladım. Ardından bu düşünceyi paylaşacağım arkadaşlarımı tek tek aradım.

Başta sevgili öğretmenim Lale Aydın Alanlar, Berrin Cambaz,** ve **Aslıhan Ergin Ateş olmak üzere arkadaşlarımızın desteğiyle
çalışmalarımıza başladık.

Altı ay boyunca büyük bir özveriyle çalıştık.

Sonunda hazırladığımız ilk oyunumuzu Serdivan Belediyesi Kültür Salonu’nda seyirciyle buluşturduk.

Salon tıklım tıklımdı.

Daha da önemlisi, salona giremeyip geri dönmek zorunda kalan insanları gördük.

İşte o an bizim için yalnızca bir tiyatro başarısı değildi.

İnsanların Cumhuriyet tarihini ve kahraman kadınlarımızı öğrenmeye hâlâ büyük bir ilgi duyduğunu gördük.

İşte o gün, doğru bir yolda olduğumuzu anladık.

Sahnemizde yalnızca oyun değil, bir tarih var

Çalışmalarımız bununla sınırlı kalmadı.

10 Kasım’da, Cumhuriyet Bayramı’nda ve çeşitli özel günlerde Cumhuriyetimizin değerlerini anlatan etkinlikler gerçekleştirdik.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kıymetli annesi Zübeyde Hanım’ın hayatını da araştırarak tiyatro oyununa dönüştürdük ve Erenler
Belediyesi’nde seyircimizle buluşturduk.

Bizim için her oyun, bir tiyatro gösterisinden çok daha fazlasıdır.

Her sahneye çıktığımızda geçmişten bir kadını bugünün insanıyla buluşturuyoruz.

Bir annenin acısını, bir kadının cesaretini, bir vatan evladının fedakârlığını seyircinin yüreğine bırakmaya çalışıyoruz.

Bize destek olanlara minnettarız

Çalışmalarımız boyunca çeşitli kurum, kuruluş ve dostlarımızdan önemli destekler gördük.

Başta Vatan ve Hürriyet Derneği Başkanı Yaşar Dursun, Deli Dumrul Derneği Başkanı Mehmet Canlı olmak üzere bizlere destek veren, yanımızda duran ve çalışmalarımıza katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara gönülden teşekkür ediyorum.

Çünkü bir kültür çalışması, yalnızca sahnedeki insanların gayretiyle değil, toplumsal dayanışmayla büyür.

Bizim kapımız herkese açık

Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu herhangi bir siyasi partinin, kurumun veya kuruluşun çatısı altında değildir.

Biz bağımsız bir topluluğuz.

Bizim ortak paydamız; vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıktır.

Vatanının bir karış toprağını önemseyen, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkan, al bayrağımıza gönülden bağlı olan ve bu mücadelede bizimle yürümek isteyen herkese kapımız açıktır.

Çünkü biz inanıyoruz ki sanat insanları ayırmak için değil, ortak değerler etrafında birleştirmek için vardır.

Geçmişi bilmeyen, geleceği kuramaz

Bugün çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Hazırladığımız oyunları, gerçekleştirdiğimiz etkinlikleri sosyal medya aracılığıyla halkımızla paylaşmaya ve daha çok insana ulaşmaya çalışıyoruz.

Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu oyunları izlemesini çok önemsiyoruz.

Çünkü onların sahnede yalnızca bir tiyatro oyunu değil, kendi tarihlerini görmelerini istiyoruz.

Bir kadın sahnede çocuğuna sarıldığında, cephede yürüdüğünde, yaralı bir askerin başında beklediğinde veya vatan için gözünü kırpmadan mücadele ettiğinde, seyircinin şunu düşünmesini istiyoruz:

“Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu topraklar bize kolay bırakılmadı.”

İşte Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu’nun varlık sebebi budur.

Bir çocuğun yüreğine yıllar önce işlenen üç fotoğrafla başlayan bu sevda, bugün sahnelerde binlerce insana ulaşmaya çalışıyor.

Ve biz, geçmişte vatan için mücadele eden kahraman kadınlarımızın hikâyelerini anlatmaya devam edeceğiz.

Çünkü onların hayatlarını anlatmak, yalnızca geçmişi hatırlamak değildir.

Onların bıraktığı emaneti geleceğe taşımaktır.

Senem Yıldırım
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu Kurucusu ve Yönetmeni

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.