Işılay Kızılgöz tarafından 09.07.2026 15:18 tarihinde yayınlandı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir Cumhuriyet kurmadı; bağımsızlığın, hukukun, çağdaşlaşmanın ve millet egemenliğinin temellerini attı. Onun mirası ne bir siyasi partinin ne de bir iktidarın tekelindedir. O miras, 86 milyonun ortak değeridir.

Ancak son yıllarda Atatürk üzerinden yürüyen tartışmalar hiç dinmedi.

AK Parti'nin 2002 yılında iktidara gelmesinden sonra, Andımızın kaldırılması, milli bayram kutlamalarının formatında yapılan değişiklikler, eğitim müfredatındaki düzenlemeler ve Atatürk Havalimanı'nın kapatılması gibi kararlar toplumda geniş tartışmalara neden oldu. İktidar bu adımları reform, demokratikleşme veya yeni yönetim anlayışının gereği olarak savundu. Muhalefet ve farklı kesimler ise bu uygulamaların Atatürk'ün bıraktığı mirasa zarar verdiğini ileri sürdü.

Öte yandan Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi de uzun yıllardır kendi içinde büyük bir sınav veriyor. Genel başkanlık mücadeleleri, kurultay tartışmaları, yargıya taşınan süreçler ve parti içindeki ayrışmalar, kamuoyunda "Atatürk'ün emaneti doğru yönetiliyor mu?" sorusunu daha yüksek sesle sorduruyor.

Kimileri Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi zor dönemlerde ayakta tuttuğunu düşünüyor. Kimileri ise onun döneminde CHP'nin kuruluş çizgisinden uzaklaştığını savunuyor. Bunlar siyasetin doğal tartışmalarıdır. Ancak tartışmasız olan tek gerçek, Atatürk'ün adının günlük siyasi hesaplaşmaların üzerinde tutulması gerektiğidir.

Bugün mesele yalnızca AK Parti'nin uygulamaları ya da CHP'nin iç çekişmeleri değildir. Asıl mesele, Atatürk'ün ilke ve devrimlerinin, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkes tarafından aynı hassasiyetle korunup korunmadığıdır.

Atatürk'ü anmak kolaydır; onun gösterdiği yolda yürümek ise zordur. Demokrasiye, hukuka, liyakate, eğitime, bilime ve millet iradesine sahip çıkmak, onun mirasına sahip çıkmanın en somut göstergesidir.

Cumhuriyet'i kuran irade, hiçbir dönemde siyasi polemiklerin malzemesi olmamalıdır. Çünkü Atatürk, bir partinin değil, bir milletin ortak değeridir.

Bizler farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. İktidarları da muhalefeti de eleştirebiliriz. Ancak eleştirilerimizin amacı ayrıştırmak değil, Cumhuriyet'in temel değerlerini daha güçlü yarınlara taşımak olmalıdır.

Tarih, kimin iktidarda olduğundan çok, kimin Cumhuriyet'e ve onun kurucu değerlerine sadakat gösterdiğini yazacaktır.

Yazar Işılay Kızılgöz

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.