17 AĞUSTOS: SAATLER DURDU, TÜRKİYE’NİN YÜREĞİ YANDI!
Bir gecenin sessizliğini yaran büyük sarsıntı, yalnızca binaları değil, milyonlarca insanın hayatını da yerinden etti. Marmara Bölgesi’nde meydana gelen ve Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınan 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti.
17 Ağustos 1999… Saat 03.02.
Bir gecenin sessizliğini yaran büyük sarsıntı, yalnızca binaları değil, milyonlarca insanın hayatını da yerinden etti. Marmara Bölgesi’nde meydana gelen ve Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınan 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen o gecenin acısı hâlâ dinmedi.
Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve çevre illerde büyük yıkıma neden olan deprem; binlerce insanın hayatını kaybetmesine, on binlerce insanın yaralanmasına ve yüz binlerce insanın hayatının bir anda değişmesine neden oldu.
O gece insanlar uykularından büyük bir gürültüyle uyandı.
Kimi ailesine ulaşmaya çalıştı, kimi enkaz altında yakınlarının sesini aradı. Kimi ise sabah olduğunda artık evinin, mahallesinin ve hayatının eskisi gibi olmadığını gördü.
SAAT 03.02’DE ZAMAN DURDU
17 Ağustos, Türkiye için yalnızca bir deprem tarihi değil; hafızalara kazınmış büyük bir toplumsal travmanın simgesidir.
O geceden geriye yıkılmış binalar, enkazlar, yarım kalan hayatlar ve tarifsiz acılar kaldı.
Ama aynı zamanda büyük bir dayanışma da doğdu.
Türkiye'nin dört bir yanından insanlar bölgeye koştu. Gönüllüler, arama-kurtarma ekipleri, sağlık çalışanları ve güvenlik güçleri günlerce enkazların başında mücadele etti. İnsanlar hiç tanımadıkları insanların yaralarını sarmak için el ele verdi.
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
Bugün 17 Ağustos.
Aradan 27 yıl geçse de o gece hayatını kaybedenlerin isimleri, ailelerinin yüreğinde yaşamaya devam ediyor.
Bu nedenle 17 Ağustos'u yalnızca anma günü olarak değil, aynı zamanda deprem gerçeğini hatırlama ve geleceğe karşı sorumluluklarımızı yeniden düşünme günü olarak görmek gerekiyor.
Çünkü deprem öldürmez; dayanıksız yapılar, ihmaller ve hazırlıksızlık can kayıplarını büyütür.
Bugün bize düşen görev, geçmişin acılarını yalnızca hatırlamak değil; aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilimsel, teknik ve toplumsal önlemleri kararlılıkla hayata geçirmektir.
27 YIL GEÇTİ… AMA O GECE HÂLÂ UNUTULMADI.
17 Ağustos 1999'da hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
Geride kalan ailelerin acısını paylaşıyor, deprem gerçeğini unutmuyor ve unutturmuyoruz.
Saatler 03.02'de durmuş olabilir…
Ama hafızamız hâlâ o geceyi hatırlıyor.
17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin 27. yılında; hayatını kaybedenleri saygı, rahmet ve dualarla anıyoruz.
UNUTMADIK.
UNUTMAYACAĞIZ.
UNUTTURMAYACAĞIZ.