Melek Kaya

07.09.2026 tarihinde yayınlandı.

Toplumsal baskılar duruma, zamana, geçmişe ve bu güne göre değişiyor. Gelecekte nasıl olur bilmem ama geçmişte bayağı zorluklar yaşanmış.

Bu durum insanların psikolojisini bozuyor, kendine güvenini kaybettiriyor ve kendi kararlarını değil hep ona sunulan baskıcı kararları

uygulayan kişilik oluyor. Bunu örneklerle, yaşanmış ve hala yaşanan gerçek hayat hikayeleri ile konuyu açalım.

 

Küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi, onüç, ondört, onbeşli ve biraz daha büyük ama reşit olmayan yaşlarda gönülsüz, baskıcı, tehditkâr, zorla verilen hatta evleneceği kişinin hiç yüzünü bile görmemiş çocuk gelinler. Kendilerinden çok büyük babası yaşında adamlara verilen çocuk kızlarımız. Küçük yaşta evlendirilen erkek çocukları da var tatbikî.

Hatta eşleri öldüğünde kayınlarıyla zorla yada yengeleriyle zorla evlendirilen hiç istemeselerde o hayatı yaşamak zorunda kalan masum insanlarımız, töre adına, karşılık verememek adına, saygı adına, namus kavgası davasına çevrilen toplumsal baskı yüzünden yaşanılan kırgın hayatlar.

Ya kurallara uyulmazsa? Yani kızımız birini sevdiyse, onunla konuştuysa ,yakalanırsa namus kirlenmiş oluyor onlara göre. Sonuç genelde ölüm oluyor. Aile büyükleri baba, amca, abi yada kardeşe öldürme görevi veriliyor ve uygulanıyor vicdansızca  

 

Allah'ın yazdığı bir kader değil, insanların yazdığı kaderin, cahilliğin mahkumları. Kuralları birileri kurmuş adı da töre olmuş bu toplumsal baskının.

 

Bir başka toplumsal baskı ise kadınların haklarının kısıtlanması ve erkeklere her hakkın verilmesi, erkek çocuğu doğuramamış bir kadına değer verilmiyordu, kızları evlattan saymayan insanlar vardı bence hala var azalmış olsa da, yada hamile kalamayan kadınlar için ön yargılar vardı hep suçlu kadınlarmış gibi davranılıyordu hep kadın kusurluydu onlara göre, erkekte kusur olmazmış gibi davranılıyordu kadını hep suçlu hissettirip aşalıyarak veya üstüne kuma alınıyordu.

Gerçi bu zamanda da aldatmalar, sevgili hayatı yaşayanlar, sonrada bırakıp gidenler var. şekil değişti ama sonuç aynı.

 

Ayrıca kılık kıyafet baskısı, makyaj, açıklık, kapalılık, uçuk sıra dışı giyimler, saç kesim şekilleri, dövme gibi şeylerde toplumca dış görünüş baskılarının olmasına sebep oluyor.

 

 

Ayrıca kadınlar boşanmak istediğinde erkekler kabullenmiyor hem boşanma noktasına gelene kadar bezdiriyorlar. kendileri istemiyorsa boşanmak boşanmıyor kendinin malıymış, ondan kopamazmış gibi ruh haline giriyorlar yada öldürüyorlar bu durumu gümümüzde

sıkça yaşanıyor. Evli olmasa sevdiği olsa da aynı durumlar yaşanıyor. Tabii herkesi aynı konuma koymuyorum. yapanlara söylüyorum

 

Birde eve kapatanlar var perdeleri açtırmayanlar, dışarı çıkıldığında sağa bakma sola bakma, önüne bak, çok konuşma, gülme gibi baskılarda var, bu durumlar kalp kırıcı, incitici, güvenmeyen bir tip, ezici kişilik karakteri toplum eş baskısı olanlarda var daha saymakla bitmezde bu kadarını kalemime aldım.

 

Herkese huzur dulu, mutlu, özgür, saygılı, sağlıklı, sevgi dulu yaşamlar diliyorum.

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.