Işılay Kızılgöz tarafından 10.09.2026 12:56 tarihinde yayınlandı.

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okul kantinlerinde uygulanacağı öne sürülen fiyatların yer aldığı bir liste sosyal medyada gündem oldu. Paylaşımda tavuk dönerin 145 TL, simidin 30 TL, açma ve poğaçanın 35 TL, çayın 25 TL, yarım litre suyun 15 TL olduğu görülürken; tabldot yemek fiyatlarının ise 245 TL ile 285 TL arasında olduğu belirtiliyor.

Ancak açıklanan rakamların resmî ve ülke genelinde geçerli bir “tavan fiyat listesi” olup olmadığı ayrıca doğrulanmayı gerektiriyor.

AİLE BÜTÇESİNE BİR YÜK DAHA

Artan yaşam maliyetleri karşısında temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlanan aileler için okul masrafları yeni bir yük oluşturuyor.

Sosyal medyada paylaşılan rakamlar üzerinden hesaplandığında bir öğrencinin yalnızca bir simit ve yarım litre su alması günlük 45 TL tutuyor. Ayda 20 okul günü üzerinden bu rakam 900 TL’ye ulaşıyor.

İki çocuklu bir ailede 1.800 TL, üç çocuklu bir ailede ise yalnızca simit ve su için 2.700 TL gerekiyor.

Üstelik kırtasiye, servis, okul kıyafeti, ayakkabı ve diğer eğitim giderleri bu hesabın içerisinde değil.

“EVİNE YEMEK ALAMAYAN AİLE ÇOCUĞUNA NASIL HARÇLIK VERECEK?”

Asıl tartışılması gereken nokta ise tam burada başlıyor.

Market alışverişinde en temel ihtiyaçlarını bile hesaplayarak almak zorunda kalan, etten meyveye birçok ürünü bütçesine göre azaltan ailelerden çocuklarının günlük kantin masraflarını karşılamaları bekleniyor.

Peki, evine ekmek ve yemeklik almakta zorlanan bir anne baba, çocuğunun cebine her gün bu fiyatları karşılayacak harçlığı nasıl koyacak?

Bir başka önemli mesele de çocuklar arasındaki ekonomik farklılığın okul ortamında daha görünür hâle gelmesi. Bir öğrenci kantinden istediğini alabilirken diğerinin arkadaşının yediğine bakmak zorunda kalması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

ÇOCUKLARIN BESLENMESİ LÜKS OLMAMALI

Okullar yalnızca eğitim verilen yerler değildir. Çocukların sağlıklı gelişiminin desteklendiği, kendilerini eşit ve güvende hissetmeleri gereken alanlardır.

Bu nedenle dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik ücretsiz veya uygun fiyatlı sağlıklı okul yemeği ve beslenme desteği konusu yeniden güçlü biçimde gündeme alınmalıdır.

Çünkü hiçbir çocuk ailesinin ekonomik durumunun bedelini aç kalarak ödememeli.

Çocuk okulda matematiği öğrenmeli, hayat pahalılığını değil.

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.