İNSANIN KENDİNE BORÇLU OLDUĞU GÜZELLİKLER
İnsan, hayatı boyunca herkese yetişmeye çalışıyor. Birinin derdini dinliyor, bir başkasının yükünü hafifletiyor, kırılan gönülleri onarmaya uğraşıyor. Sevdiklerini mutlu etmek için çabalarken kendi içindeki yorgunluğu çoğu zaman görmezden geliyor.
Oysa insanın kendisine de ayırması gereken bir hayatı var.
Herkese iyi gelmeye çalışırken kendine yabancılaşma.
Bir sabah erkenden uyanıp günün telaşı başlamadan kahveni içmek de güzelliktir. Pencerenin önünde birkaç dakika durup gökyüzünü seyretmek de. Kimsenin senden bir şey beklemediği bir saatte, yalnızca kendi düşüncelerini dinlemek de.
Her güzel şeyin bir bedeli olmak zorunda değildir. Bazı mutluluklar para istemez, gösteriş bilmez, alkış beklemez.
Bir dostun seni gerçekten dinlemesi, bir çocuğun sana güvenerek elini uzatması, yıllardır görmediğin birinin seni hâlâ hatırlaması… İnsan bazen bir ömür boyunca aradığı değeri küçücük bir davranışın içinde bulur.
Bazı insanlar hayatına bir şey katmaz; hayatın içindeki güzellikleri yeniden fark etmeni sağlar.
İyi bir insan olmak, herkese evet demek değildir. Her kırgınlığı içine atmak, her haksızlığı sessizce kabul etmek, her gidişin ardından kendini suçlamak hiç değildir.
İyilikle kendinden vazgeçmek arasında ince bir çizgi vardır. O çizgiyi korumayı öğrenmek gerekir.
Birini sevebilirsin ama onun bütün yanlışlarını üstlenmek zorunda değilsin. Birine değer verebilirsin ama kendi değerini onun davranışlarına göre belirleyemezsin. Bir insanın gitmesine üzülebilirsin ama onunla birlikte kendini de kaybetmek zorunda değilsin.
Seni sevmeyen birine kendini kanıtlamak için harcadığın zamanı, kendini yeniden tanımaya ayırabilirsin.
Hayat, insana her zaman istediğini vermez. Bazen beklediğin haber gelmez, emek verdiğin iş sonuçlanmaz, güvendiğin insan seni hayal kırıklığına uğratır. Bazı kapılar yüzüne kapanır. Bazı soruların cevabı yıllarca gelmez.
Yine de insan, yaşadığı her olayı bir yenilgi olarak görmek zorunda değildir. Bazı gecikmeler sabrı öğretir, bazı ayrılıklar gerçeği gösterir, bazı hayal kırıklıkları insanın kendisi hakkında bilmediği şeyleri ortaya çıkarır.
Elbette her acının güzel bir tarafını bulmak gerekmez. Bazı acılar yalnızca acıdır. İnsan bazen üzülür, yorulur, özler ve bir süre hiçbir şey yapmak istemez. Kendine toparlanması için zaman tanımak da hayatın bir parçasıdır.
Güçlü olmak, hiç yorulmamak değil; yorulduğunda kendine dinlenme hakkı tanımaktır.
Küçük şeyleri ihmal etme.
Bir ağacın gölgesinde otur. Sevdiğin bir şarkıyı sonuna kadar dinle. İçten bir teşekkür et. Sana yapılan iyiliği unutma. Hata yaptığında özür dile. Birinin başarısını gönülden kutla. Evindeki çiçeğin yeni açan yaprağını fark et. Uzun zamandır ertelediğin bir dost sohbetine zaman ayır.
Ve mümkünse, güzel bir şeyi yaşarken onun fotoğrafını çekmekle yetinme. Bazen telefonu bir kenara bırak ve o anın içinde gerçekten bulun.
Çünkü bazı anlar tekrar yaşanmaz. Bazı sesler bir daha duyulmaz. Bazı sofralarda bir daha aynı insanlar oturmaz.
İnsan, hayatın geçiciliğini yalnızca kaybettiklerinde değil, sahip oldukları henüz yanlarındayken de hatırlamalı.
Kıymet bilmek, bir şeyin yokluğunda üzülmekten önce, varlığında değerini anlayabilmektir.
Bir de kendine karşı dürüst ol. Mutlu olmadığın yerde sırf alıştığın için kalma. Söylemek istediklerini biriktirip bir gün öfkeye dönüştürme. Başkalarının hayatına bakarak kendi hayatını eksik sayma. Herkesin yolculuğunun farklı olduğunu, dışarıdan görünen hayatların bütün gerçeği anlatmadığını unutma.
Kimisi erken başarır, kimisi geç bulur yolunu. Kimisi kalabalıklarla güçlenir, kimisi yalnız kaldığında kendini duyar. Hayatın herkese aynı takvimi uygulamak gibi bir zorunluluğu yoktur.
Geç kalmış değilsin; yeter ki başkasının hayatını ölçü alırken kendi hayatını kaçırma.
Bütün bunların sonunda insanın elinde ne kalır?
Birlikte gülünebilen insanlar, içtenlikle söylenmiş birkaç söz, gönül rahatlığıyla hatırlanan günler, yapılmış iyilikler ve insanın kendisiyle baş başa kaldığında duyduğu huzur…
Belki de zenginlik dediğimiz şey, tam olarak bunların toplamıdır.
Daha çok şeye sahip olmak isteyebiliriz. Daha güzel bir ev, daha iyi bir iş, daha rahat bir hayat için çalışabiliriz. Bunların hiçbirinde yanlış bir taraf yoktur. Yeter ki sahip olmak istediklerimiz uğruna sahip olduğumuz hayatı ihmal etmeyelim.
Bugün kendine küçük bir iyilik yap. Biraz yavaşla. Birine içtenlikle teşekkür et. Gerekiyorsa bir özür dile. Seni inciten bir konuda sınırını belirle. Sevdiğin birini ara. Bir de kendine sor: Ben, başkalarına gösterdiğim anlayışın ne kadarını kendime gösteriyorum?
Cevabın ne olursa olsun, kendine yeni bir başlangıç için izin ver.
Çünkü hayat, yalnızca büyük mutlulukları bekleyerek geçirilemeyecek kadar kısa; küçük güzellikleri fark ederek yaşanabilecek kadar değerlidir.
Kendine iyi bak. Çünkü bu hayatta herkese yetişmeye çalışırken geride bırakmaman gereken ilk insan sensin.
Birsen Eker
Yazar/Şair/Köşe Yazarı