HUZUR EVLERİ GERÇEKTEN HUZURLU MU?
Karın doyarda gönül açsa huzuru hiçbiryerde bulamazsın.
Huzurevi ziyaretlerimde kendimi, bekleme salonlarında iç çeken yaşlı insanların arasında bulurdum. Kiminin elinde bastonu, gözleri dışarıda, kimi sandalyesinde derin düşüncelere dalmış.
Sohbetlerin çoğunda hasret vardı.
Dizlerim artık tutmuyor, gençken sincap gibiydim, diyenler olurdu. Ama sohbetlerin sonu çoğu zaman aynı hayale çıkardı,
Yaşlandığımda torunlarımla vakit geçireceğimi düşlerdim.
Kalplerle birlikte hayaller de kırılıyordu. İç çekişler, hüzün ve hasret arasında salona derin bir sessizlik hâkim oluyordu.
Huzurevi, tabeladan ibaret miydi?
İçerisinde anlık tıbbi müdahaleler yapılabiliyor.
İlaç saatlerin unutulmuyor.
Sağlıklı yemekler de oluyor.
Temiz oda, temiz yatak, temiz kıyafetler de oluyor.
Ama o "sana yasak" diye tatlı tatlı uyaran olmuyor.
Ya da "canım şunu istedi, al da gel" diyemiyorsun.
Sevdiğin diziyi çayını yudumlayarak ailece izleyemiyorsun.
Aradığın kıyafeti bulamadığında sitem edemiyorsun.
Huzurevinde huzursuzca kıvranan yaşlılar dolu.
Karın doyarda gönül açsa huzuru hiçbiryerde bulamazsın.