Gençler Neden Umudunu Kaybediyor?
Bir ülkenin gençleri geleceğe bakarken heyecan duymuyorsa, o ülkenin yalnızca bugünü değil, yarını da sorgulanmalıdır.
Bugün birçok genç eğitimini tamamlıyor fakat sonrasında yeni bir mücadele başlıyor: iş bulmak, ekonomik bağımsızlığını kazanmak, barınmak ve kendi hayatını kurabilmek.
Bir tarafta yükselen hayat maliyetleri, diğer tarafta giderek büyüyen gelecek kaygısı...
Gençlerden sürekli “sabretmeleri” isteniyor.
Ama gençlik zaten beklemek için verilmiş bir dönem değil.
Gençlik üretmek, hayal kurmak, hata yapmak, yeniden başlamak ve kendi ayakları üzerinde durabilmek için vardır.
Bir gencin hayali yalnızca bir iş bulabilmek seviyesine düşüyorsa burada hepimizin düşünmesi gereken bir sorun vardır.
Üstelik sosyal medya, gençlere sürekli kusursuz hayatlar gösteriyor. Başarı hikâyeleri, lüks yaşamlar, hızlı zenginlik vaatleri...
Genç kendi hayatına baktığında ise kendisini yetersiz hissedebiliyor.
Bu tabloyu yalnızca gençleri suçlayarak değiştiremeyiz.
“Çalışmıyorlar.”
“Sabırsızlar.”
“Eskisi gibi değiller.”
demek kolay.
Zor olan onları gerçekten dinlemek.
Gençlerin ihtiyacı nasihat kadar fırsat.
Çünkü umut yalnızca güzel sözlerle verilmez.
Umut; eğitimle, istihdamla, adalet duygusuyla ve geleceğe dair gerçek bir fırsatla büyür.
Türkiye gençlerine umut verebildiği ölçüde güçlü bir geleceğe sahip olacaktır.