Ekonominin Toplum Üzerindeki Etkisi
Bir toplumun refah seviyesini belirleyen en büyük etken, kuşkusuz o ülkenin ekonomik durumudur. Ekonomik durumu yüksek bir toplumun özgüveni daima yüksektir ve bireyleri sağlıklı ve mutludur. Aksi söz konusu ise hastalıklı bir toplum var demektir. Toplum içinde yaşayan bireyler, özgüvensiz, stresli, öfkeli ve geleceğinden umutsuzdur, çünkü gelecek kaygısı taşıyordur. Gelecek kaygısı taşıyan her bir birey tükenmiştir, yaş aralığı fark etmeksizin.
Ekonominin çeşitli sebeplerle her geçen gün kötüye gitmesi, ne yazık ki özellikle gençlerimizin gelecek kaygısı yaşamasına sebep olmaktadır. Yetişkin bireyler, iyi kötü, az ya da çok hayatında bir ekonomik nabız oturtmuştur. Kuşkusuz toplum olarak çok daha refah bir ekonomiyi hak ediyoruz ancak şuan mevcut durumu incelemek istiyorum.
Gençlerimiz gecelerini gündüzlerini vererek, sosyal hayatlarından fedakarlık yaparak bir meslek sahibi olabilmek için zorlu sınavlardan geçerek üniversiteyi kazanıyorlar. Burada da gece gündüz çalışarak, beyinlerini zorlayan sınavlar veriyorlar. Yetmiyor, üstüne yüksek lisanslar, akademik kariyerler vs… tüm bunların hepsi, iyi bir meslek sahibi olup, ekonomik olarak rahat yaşayabilmek için. Eğer ki, bir de orta gelirli bir ailenin çocuğu ise, okul masrafları için bir de çalışmak durumunda kalıyor. Genç yaşta hayat ile kıran kırana bir savaş kısacası.
Bu savaştan başarılı çıkan çocuklarımız var elbette. Ama kimisi de okullarını bitirince, farklı sebeplerden dolayı işsiz kalıyor ya da düşük maaşlara çalışmak durumunda kalıyorlar. O kadar emekten sonra, ellerinde diploma ile gençlerimizin hayata olan bütün güveni bitiyor ve yaşama sevinçlerini kaybediyorlar. Mutsuz, umutsuz, psikolojisi bozuk olarak amaçsızca sürdürüyorlar hayatlarını. Tabi ki bu da toplumun gelişme düzeyini geriye götürüyor, çünkü bir toplumu ileriye götüren şey gençleridir.
Halbuki, başka ülkelere göz gezdirdiğimiz zaman daha iç açıcı manzaralar var. Daha iyi şartlarda, refah içinde yaşayan insanlar daha mutlu ve başarılı dolayısıyla hayat ile ilişkisi daha iyi. Bu da ileriye yürüyen bir toplum demektir.
Daha sağlıklı ve mutlu bir toplum için ülkemizdeki ekonomik şartlar iyileşmeli. Bunu da el birliği ile yapmamız şart. Kira artışları, market alışverişleri ve daha birçok ekonomik hareketler adaletli bir şekilde yapılsa kuşkusuz toplum olarak hepimiz daha rahat yaşarız ve yarınlara aydınlık gençler yetiştiririz.
Özetlersek; Sağlıklı gençlik, ileriye yürüyen bir toplum…