EĞİTİMDE BÜYÜYEN ŞİDDET
Efendim, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olayları hepimizin yüreklerini yakmaya devam ediyor. Şiddete mi, hayatını kaybeden öğretmenlere mi, öğrencilere mi, üzüleceğimizi bilemez olduk.
Bir toplumun yapı taşları ailede oluşmaya başlar ve okulda aldığı eğitimlerle tamamlanır. Esasen aslında hepimiz aldığımız eğitimler kadar toplumda değer görürüz ve aldığımız eğitimler kadar bireyiz aslında. Bu sebeptendir ‘’eğitim şart’’ sözünü bu kadar sık duymamız.
Eğitim bizim için bu kadar önem arz ederken son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ne demeli? Üstelik dozu her geçen gün artarken.
Neler oluyor çocuklarımıza? Nesi var çocuklarımızın? El bebek gül bebek yetiştirdiğimiz, sırf onların iyi bir hayatı osun diye gece gündüz çalışan, yer geldiğinde kendi hayatlarından vazgeçen anne babalarına haksızlık değil mi bu durum. Üstelik bir evlat hiç kolay yetişmiyor iken.
Toplum olarak şiddete ne kadar maruz kaldığımızı da gösteriyor bu durum. Şiddeti uygulayan her bir bireyi incelediğimizde, hayatın birçok alanında şiddete maruz kaldığını, adeta alışkanlığı olduğunu görürüz. Şiddete alışıyor, bir süre sonra normali oluyor ve çevresinde yakın uzak herkese uyguluyor. Bazen psikolojik bazen de fiziksel olarak. Genellikle ailede başlıyor bu durum ve büyükten en küçüğüne kadar uzanıp gidiyor.
Peki, nasıl önüne geçeceğiz bu durumun? Her geçen gün şiddet toplumuzda büyüyor çünkü. En basit şekli ile bakacak olursak, evde psikolojik ya da fiziksel şiddet gören 5 yaşındaki bir çocuk daha okula varmadan kreşte arkadaşına saldırıyor. Toplumda ilk onu görüyor ve onu tanıyor çünkü. Yıllar geçtikçe de bu durum çocuğun gerçeği oluyor.
Oysa daha 5 yaşında çocuk, oyun yapıyor diye düşünebiliriz ancak çocuğun neden oyun için saldırmayı seçtiğini çoğu zaman düşünemiyoruz. O zaman çocuğumun oynadığı oyunlardan da sorumlu değil miyiz ebeveyn olarak.
Her şey ailede başlıyor ve ağaç da yaş iken eğiliyorsa, şiddetin önüne geçebilmek için ilk önce ailede dikkat etmek gerekiyor, küçük yaştan itibaren çocuklarımızı gözlemlemek, şiddete yatkınlığı olup olmadığını takip etmek ve eğer varsa çocuktur deyip es geçmemek, çocuklarımızı üzen, kıran ve öfkelendiren sorunun kaynağını araştırmak ve en önemlisi oynadığı oyunların içeriğine dikkat etmek başlıca görevlerimiz bence.
Şiddete maruz kalan da uygulayanda bizim çocuklarımız. Hepsinin yaşadığı sorunlar da iyisiyle kötüsüyle bizim sorumluluğumuz aslında. Onlara iyi örnek olmalı, doğru yol göstermeliyiz. Sağlıkla büyüyen çocuklar ve topluma faydalı bireyler yetiştiren güvenli eğitim alanları diliyorum ülkeme ve tüm dünyaya.