Umut Uçar tarafından 07.10.2026 17:01 tarihinde yayınlandı.

Türk tiyatro, televizyon ve sinema dünyasının deneyimli isimlerinden Cenk Tunalı, oyunculuk serüvenini, sanat anlayışını, yıllardır emek verdiği Tiyatro Kılçık’ı ve yeni dönem projelerini anlattı. Yaklaşık 25 yıldır oyunculuk, yazarlık, yönetmenlik, eğitmenlik ve sunuculuk alanlarında çalışmalarını sürdüren Tunalı, özellikle tiyatronun hayatındaki özel yerini vurguladı.

Kızılgöz Haber Ailemizin deneyimli yazarı Betül FIRAT Türk tiyatro, televizyon ve sinema dünyasının deneyimli isimlerinden Cenk Tunalı ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirmiştir.

 

İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Cenk Tunalı, konservatuvar yıllarına uzanan sanat yolculuğunda yalnızca oyunculukla sınırlı kalmayarak farklı alanlarda da kendisini geliştirdi. Tunalı’nın kurucuları arasında yer aldığı Tiyatro Kılçık, yıllar içerisinde pek çok başarılı oyuncunun yetiştiği önemli bir tiyatro okulu haline geldi.

Demet Evgar, Şebnem Bozoklu, Çağlar Çorumlu, Ufuk Özkan, Sinan Çalışkanoğlu, Aylin Kontente ve Orçun Kaplan gibi isimlerin de Tiyatro Kılçık çatısı altında yetiştiğini belirten Tunalı, tiyatronun 20 yılı aşkın süredir perdelerini açmaya devam ettiğini ifade etti.

“Oyuncu olmayı hep çok istedim”

Oyunculuk serüveninin çocukluk yıllarında başladığını anlatan Cenk Tunalı, daha ilkokul döneminde arkadaşlarıyla küçük gösteriler hazırladığını ve sahneye olan ilgisinin yıllar içerisinde giderek büyüdüğünü söyledi.

Cağaloğlu Anadolu Lisesi yıllarında da tiyatro çalışmalarına devam ettiğini belirten Tunalı, okul döneminde öğretmeni Orhan Kurtuldu’dan önemli kazanımlar elde ettiğini dile getirdi. Devlet Tiyatrosu’nda figürasyon yapmasının da mesleki yolculuğunda önemli bir deneyim olduğunu ifade eden Tunalı, oyunculuk mesleğini seçme kararının ise lise yıllarında netleştiğini söyledi.

Tunalı, kendisi için asıl kırılma noktasının, lise döneminde oyunculuğu bir meslek olarak seçmeye karar vermesi olduğunu belirtti.

“Tiyatro bu işin temeli”

Yıllardır hem tiyatro sahnesinde hem de televizyon ve sinema projelerinde yer alan Cenk Tunalı, sahne ile kamera önü arasındaki farklara da değindi.

Set ortamının değişken ve zaman zaman düzensiz olabildiğini belirten Tunalı, buna karşın televizyon ve sinema projelerinin daha geniş kitlelere ulaşma fırsatı sunduğunu ifade etti. Ancak onun için tiyatronun her zaman ayrı bir yerde olduğunu özellikle vurguladı.

Tunalı, tiyatro sevgisinin geçmişten bugüne taşıdığı en güçlü duygulardan biri olduğunu belirterek, “Bu işin temeli tiyatrodur” anlayışını dile getirdi.

Büyük ustaların siyah-beyaz fotoğraflarından etkilendiğini anlatan Tunalı, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Haldun Dormen ve Gülriz Sururi gibi ustaların sahne üzerindeki görüntülerinin kendisinde derin izler bıraktığını söyledi.

Tiyatronun en önemli özelliklerinden birinin canlı performans olduğunu belirten Tunalı, her oyunun seyirciyle kurulan ilişki nedeniyle aslında yalnızca bir kez yaşandığını ifade etti.

“Karakterin derdini ve çatışmasını bulmaya çalışıyorum”

Bir karakteri canlandırırken öncelikle senaryoyu ve yazarı detaylı şekilde analiz ettiğini anlatan Tunalı, karakterin ne anlatmak istediğini, çatışmasını, amacını ve dünyasını anlamaya çalıştığını söyledi.

Karakter oluşturma sürecinde araştırma, gözlem ve empatiye büyük önem veren deneyimli oyuncu, kendisinden tamamen farklı karakterleri canlandırmanın da oyunculuk açısından önemli bir yolculuk olduğunu ifade etti.

Tunalı’ya göre oyuncunun görevi, karakteri yalnızca oynamak değil; ona gerçeklik, samimiyet ve hayat katabilmek.

“Her şey Bedava” ve “7 Numara” kariyerinde özel bir yerde

Cenk Tunalı’nın oyunculuk kariyerinde iz bırakan roller arasında Dario Fo’nun eserinden uyarlanan ve Yasemin Yalçın Tiyatrosu’nda sahnelediği “Her Şey Bedava” oyunundaki Giovanni karakteri de bulunuyor.

Mizah ile dramı aynı karakter içerisinde bir araya getiren Giovanni rolünün kendisini oyunculuk açısından çok geliştirdiğini belirten Tunalı, bu tür rollerin oyuncuya hayat hakkında da yeni şeyler öğrettiğini söyledi.

Televizyon kariyerinde ise “7 Numara” dizisindeki Doktor Deniz karakterinin kendisi için önemli bir başlangıç olduğunu ifade eden Tunalı, yıllar geçmesine rağmen karakterin hâlâ hatırlanmasından ve sevilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Hayalindeki rol: Atatürk

Cenk Tunalı, bugüne kadar oynamayı en çok istediği rollerden birinin ise Mustafa Kemal Atatürk olduğunu açıkladı.

Bulgaristan göçmeni bir aileden geldiğini, fiziksel özellikleri nedeniyle Atatürk karakterini canlandırmayı çok istediğini ifade eden Tunalı, bu rolün kendisi açısından yalnızca oyunculuk anlamında değil, toplumsal ve kültürel açıdan da çok anlamlı olacağını belirtti.

Tunalı, topluma yön veren, aydınlatan ve iz bırakan karakterleri canlandırmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.

“Komedi çok ciddi bir iştir”

Komedi ve dram arasında bir tercih yapmanın zor olduğunu belirten Cenk Tunalı, her iki türün de oyuncu açısından ciddi bir emek ve disiplin gerektirdiğini ifade etti.

Özellikle komedinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Tunalı, hocalarından duyduğu “Komedi çok ciddi bir iştir” sözünün oyunculuk anlayışında önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Komedi oyunculuğunda zamanlamanın ise eğitim, teknik çalışma, pratik ve yetenekle birlikte geliştiğini belirten Tunalı, iyi ustalarla çalışmanın oyuncunun sezgilerini ve performansını ileri taşıdığını ifade etti.

Dijital platformlar sanat dünyasını zenginleştiriyor

Televizyondan dijital platformlara geçişi de değerlendiren Tunalı, teknolojinin ve yapay zekânın sanat dünyasında giderek daha fazla yer aldığını söyledi.

Yapay zekânın yazarlık, tasarım, çekim, video klip ve kısa video gibi pek çok alanda kullanılmaya başlandığını belirten Tunalı, teknolojik dönüşümün sanatı tamamen ortadan kaldırmak yerine farklı biçimlerde besleyebileceğini düşünüyor.

Bu noktada hocası Haldun Dormen’in sözlerini hatırlatan Tunalı, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin canlı performansın önemini kaybetmeyeceği görüşünde.

Dijital platformların sanatçılara daha farklı, avangart, absürt ve özgün projeler üretme imkânı sunduğunu belirten Tunalı, bu dönüşümün olumlu taraflarına odaklanmayı tercih ettiğini ifade etti.

Genç oyunculara önemli tavsiyeler

Sektöre yeni adım atan genç oyunculara da tavsiyelerde bulunan Cenk Tunalı, yalnızca oyunculukla sınırlı kalmadan farklı alanlarda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.

Genç oyuncuların sosyal medyayı ve dijital dünyayı iyi kullanmaları gerektiğini belirten Tunalı; kurgu-montaj, programcılık, radyoculuk, yönetmenlik ve yazarlık gibi alanlarda da bilgi sahibi olmanın sanatçıların gelecekte daha güçlü olmasını sağlayacağını ifade etti.

Ancak Tunalı’nın gençlere yönelik en önemli mesajı ise mesleki disiplin konusunda oldu:

Çok çalışmak ve meslekten vazgeçmemek.

“Beni ayakta tutan iki şey var”

Yoğun set programları, tiyatro oyunları ve turneler sırasında zaman zaman yorulduğunu belirten Tunalı, motivasyonunun düştüğü dönemlerde kendisine güç veren iki önemli unsur bulunduğunu söyledi.

Bunlardan birinin seyirciler, diğerinin ise oyunculuk mesleğine duyduğu aşk olduğunu ifade eden Tunalı, sanat yolculuğunu hâlâ büyük bir tutkuyla sürdürdüğünü vurguladı.

Tiyatro Kılçık’ta yeni sezon hareketli geçecek

Cenk Tunalı, önümüzdeki dönem projeleri hakkında da önemli bilgiler verdi.

Tiyatro Kılçık bünyesinde “Çok Doluyum” adlı tek kişilik gösterisinin devam ettiğini belirten Tunalı, yaklaşık 90 dakika süren interaktif gösteride oyunculuk mesleğine ilişkin hikâyelerin seyirciyle buluştuğunu söyledi.

Gösterinin yanı sıra farklı şehirlerde oyunculuk workshopları gerçekleştirmeyi planlayan Tunalı, Ankara ve Bursa turneleri için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Tunalı’nın projeleri arasında “Terapist” isimli oyun da bulunuyor. Fulden Akyürek ile birlikte sahnelediği oyunda, boşanma aşamasındaki bir çiftin yapay zekâ tarafından gerçekleştirilen terapi süreci anlatılıyor.

İlk bakışta eğlenceli ve şaşırtıcı bir hikâye olarak başlayan oyunun ilerleyen bölümlerinde insan ilişkileri ve gerçek hayatın dramatik yönlerinin öne çıktığını belirten Tunalı, oyunun seyircilerden olumlu geri dönüşler aldığını söyledi.

Yeni oyun: “Maskeni Çıkar”

Cenk Tunalı’nın yeni dönem hazırlıkları arasında kendi yazdığı “Maskeni Çıkar” isimli üç kişilik tiyatro oyunu da bulunuyor.

Oyunculuk mesleğinin bilinmeyen yönlerini ve ince detaylarını ele alacak oyunun avangart, modern ve absürt komedi çizgisinde olması planlanıyor.

Tunalı, yeni oyunda Funda Hanım ile birlikte çalışabileceklerini, üçüncü oyuncunun ise ilerleyen süreçte belli olacağını belirterek seyirciye küçük bir sürpriz de bıraktı.

“Umarım hepimiz için çok güzel bir sanat sezonu olur”

Söyleşinin sonunda sanatseverlere ve kendisini takip edenlere teşekkür eden Cenk Tunalı, Tiyatro Kılçık ve kendi sosyal medya hesaplarının takip edilmesini istedi.

Tiyatro Kılçık’ın güncel programının resmi internet sitesi üzerinden takip edilebileceğini belirten Tunalı, yeni sanat sezonuna ilişkin iyi dileklerini de paylaşarak sözlerini tamamladı.

Yaklaşık çeyrek asırlık sanat yolculuğunda oyunculuk, tiyatro, yazarlık, yönetmenlik ve eğitmenlik gibi birçok alanda üretmeye devam eden Cenk Tunalı’nın sözleri, aslında sanat dünyasında kalıcı olmanın temelinde tek bir unsurun bulunduğunu bir kez daha gösteriyor:

Tutku, emek ve seyirciyle kurulan gerçek bağ…

Kızılgöz Haber olarak biz de Cenk Tunalı’ya sanat yolculuğunda başarılar diliyor, yeni projelerini ve sahne çalışmalarını takip etmeye devam ediyoruz.

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.