Bir Nesil Sessizce Yoruluyor
Bazen en büyük çığlık sessizliktir.
Bugün birçok çocuk ve genç konuşuyor gibi görünse de aslında iç dünyasında anlatamadığı büyük bir yorgunluk taşıyor olabilir.
Okul...
Sınav...
Aile beklentileri...
Ekonomik kaygılar...
Sosyal medya...
Gelecek korkusu...
Arkadaşlık ilişkileri...
Bütün bunlar bir araya geldiğinde genç yaşta omuzlara ağır bir yük biniyor.
Üstelik gençlerden sürekli güçlü olmaları bekleniyor.
Ama kimse onlara “Sen de yorulabilirsin.” demiyor.
Bir gencin her zaman motive, başarılı ve güçlü olması gerekmiyor.
Bazen başarısız olabilir.
Bazen ne istediğini bilemeyebilir.
Bazen sadece anlaşılmak isteyebilir.
Biz gençleri dinlemek yerine çoğu zaman onlara cevap vermeye çalışıyoruz.
Oysa bazı çocukların ve gençlerin ihtiyacı cevap değil, dinlenilmek.
Bu nedenle ailelere, öğretmenlere, yöneticilere ve topluma büyük bir sorumluluk düşüyor.
Gençlerin davranışlarının arkasındaki nedeni anlamadan onları yargılamamalıyız.
Çünkü sessizleşen bir genç her zaman sorun çıkarmayan bir genç değildir.
Bazen sadece yardım istemeyi bırakmıştır.
Bir neslin sessizce yorulmasına seyirci kalamayız.
Onları yalnızca geleceğin yetişkinleri olarak değil, bugün yaşayan ve bugün anlaşılmaya ihtiyaç duyan insanlar olarak görmeliyiz.