BİR İLMEKTE CUMHURİYET, BİR YÜREKTE VATAN
Bir İlmekte Cumhuriyet, Bir Yürekte Vatan: 1944 doğumlu Nebahat Keten, Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu’nda üstlendiği rolle Anadolu kadınlarının fedakârlığını sahneye taşıyor. Dizlerindeki ağrılara rağmen provaları aksatmayan Keten, elindeki teşi ve ördüğü çoraplarla savaş yıllarında cephedeki Mehmetçik için çalışan kadınları canlandırıyor. Her ilmeği geçmişe açılan bir hatıra olarak gören Keten, Cumhuriyet’in hangi fedakârlıklarla kurulduğunu gelecek kuşaklara aktaran anlamlı bir hikâyeye hayat veriyor.
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu’nun 1944 doğumlu oyuncusu Nebahat Keten, sahnede ördüğü her ilmekle Anadolu kadınlarının fedakârlığını ve Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesini anlatıyor.
Bazı insanların yaşı yalnızca nüfus kâğıdında yazılıdır. Yüreklerinde ise yılların eskitemediği bir sevda, emek ve vatan sevgisi taşırlar.
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu’nun 1944 doğumlu gönüllü oyuncusu Nebahat Keten de bu isimlerden biri. Uzun yıllardır çeşitli program ve etkinliklerde toplulukla birlikte çalışmalar yürüten Keten, tiyatro sahnesinde üstlendiği rolle geçmişten bugüne uzanan güçlü bir hikâyeye hayat veriyor.
Topluluğun Kurucu ve Yönetmeni Senem Yıldırım’ın tiyatroda görev alması için yaptığı teklif, Nebahat Keten için hayatının unutulmaz anlarından biri oldu. Keten, bu teklif karşısında, “Sen bana hayatım boyunca rüyamda gördüğüm bir teklifle geldin.” sözleriyle duygularını ifade etti.
YAĞMUR, KAR DEMEDEN PROVALARA KATILDI
Dizlerindeki ağrılara ve zaman zaman yaşadığı yürüme güçlüğüne rağmen provaları aksatmayan Nebahat Keten, hava koşulları ne olursa olsun çalışmalara katılmaya devam etti.
Kendisine “Bugün gelmesen de olur, yorulursun.” denildiğinde ise verdiği cevap, tiyatroya olan bağlılığını ortaya koydu:
“Ben geldiğim zaman kendimi mutlu hissediyorum. Ben geldiğim zaman o dönemleri yaşıyorum.”
Bu sözler, topluluğun çalışmalarının yalnızca bir tiyatro gösterisinden ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Amaç, geçmişi sahnede yeniden canlandırarak tarihî hafızayı gelecek kuşaklara aktarmak.
SAHNEDE ANADOLU KADINININ HİKÂYESİNİ YAŞATIYOR
Nebahat Keten’in oyundaki rolü, savaş yıllarında cephedeki askerlerin soğuktan korunması için çorap ve kazak ören Anadolu kadınını canlandırmak.
Sahnede bir sandalyeye oturan Keten’in elinde geçmişten günümüze ulaşan teşi, yanında ise yünler ve örgüler bulunuyor.
Teşi, yünü eğirerek ip hâline getirmeye yarayan geleneksel bir araç olarak sahnede geçmişin izlerini bugüne taşıyor.
Keten’in elindeki her ilmek, savaş yıllarında cephede bulunan Mehmetçik için örülen çorap ve kazakların hikâyesini sembolize ediyor.
Keten, rolü kendisine anlatıldığında yaşadığı duyguyu ise gözyaşları içinde ifade ediyor:
“Ben hayatım boyunca hep bunları yaşadım. Cumhuriyetimizin hangi zor şartlarda kurulduğunu biliyorum. Bana böyle bir görev verdiğin için teşekkür ederim.”
“O SANDALYEYE OTURDUĞUM ANDA O DÖNEMLERE GİDİYORUM”
Gösteriler sırasında eline teşi ve yünleri alan Nebahat Keten, kendisini adeta geçmişte hissediyor.
Keten, sahnedeki duygularını şu sözlerle anlatıyor:
“O sandalyeye oturduğum andan itibaren o dönemlere gidiyorum. Karda, kışta cepheye giden askerlerimizin üşümemesi için örülen kazakları, çorapları düşünüyorum. Elime aldığım her ilmek bana bir mucize gibi geliyor.”
Keten’in sahnede ördüğü kazak ve çoraplar ise Senem Yıldırım tarafından muhafaza ediliyor. Bu örgüler yalnızca birer el emeği ürün olarak değil, Anadolu kadınlarının fedakârlığının ve geçmişten bugüne taşınan hatıraların sembolü olarak değerlendiriliyor.
“CUMHURİYETİN ARDINDA BÜYÜK BİR EMEK VAR”
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu, farklı meslek ve hayat hikâyelerine sahip kadınları aynı sahnede buluşturuyor. Ev hanımlarından doktorlara, hemşirelerden mühendislere ve iş kadınlarına kadar farklı alanlardan gönüllü kadınların yer aldığı topluluk, tarihî ve kültürel değerleri tiyatro aracılığıyla anlatıyor.
Topluluk, çalışmalarını parti ve siyaset üstü bir anlayışla yürüttüğünü belirtiyor.
Topluluğun Kurucu ve Yönetmeni Senem Yıldırım, Nebahat Keten’in sahnedeki varlığını ise geçmiş ile bugün arasında kurulan anlamlı bir köprü olarak değerlendiriyor.
Yıldırım, Keten’e hitaben şu sözleri dile getiriyor:
“Sen sahnede o sandalyeye oturduğunda, eline teşiyi aldığında ve o yünleri ilmek ilmek ördüğünde yalnızca bir rol oynamıyorsun. Bizleri geçmişe götürüyor, Anadolu kadınını, Mehmetçiği ve fedakârlığı hatırlatıyorsun. Senin ördüğün her ilmek bizim için bir hatıra, bir emek, bir dua ve bir vatan sevgisidir.”
BİR İLMEK, BİR HATIRA, BİR VATAN SEVGİSİ
Nebahat Keten’in hikâyesi, bir tiyatro sahnesinin sınırlarını aşarak geçmişte yaşayan Anadolu kadınlarının emeğine dikkat çekiyor.
Bugün sahnede örülen her ilmek, savaş yıllarında cephedeki askerler için çalışan kadınların sessiz mücadelesini hatırlatıyor.
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu, bu hikâyeleri sanat aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlarken, Nebahat Keten’in sahnedeki rolü de bu anlayışın en anlamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bir ilmekte emek, bir örgüde fedakârlık, bir sahnede tarih ve bir yürekte vatan sevgisi…
Nebahat Keten’in hikâyesi, geçmişin yalnızca kitaplarda değil, insanların ellerinde, hatıralarında ve yüreklerinde de yaşadığını bir kez daha gösteriyor.
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro Topluluğu
Kurucu ve Yönetmeni
Senem Yıldırım